4 mırmırlı zevksiz av raporu

Merhaba sevgili dostlar, işimin yoğunluğundan fırsat bulup yazı yazamasam da hafta sonları sabah erken kalkma zorunluluğumun da olmamasından dolayı gece avları yapmaya çalışıyorum.

10 Kasım akşamı havanın sütliman olduğunu görünce kendime fırsat bulup doğru denizin yolunu tuttum. Meraya giderken av arkadaşlarımı da arayıp yolda olduğumu söyledim. Meğer onlar da yoldaymış 🙂

Takımları açtık ve suyla buluşturduğumuzda Üzeyir abi ve Yüksel abi ile birlikte onar metre aralıklarla olta atmaya başladık. Hem merayı tarıyor hem sohbet ediyor hem de farklı farklı aksiyon ve silikonlar deniyorduk. Yüksel abi ( istavritlere fısıldayan adam) misinayı çok incelttiğini ve güzel avlar çıkardığını söylüyordu. Hakikaten de tek tek istavritleri toplarken ben de yeni aldığım kamışın aksiyonu erimi gibi konuları test edip olta sallıyordum.

Üzeyir abi de tek tek istavritleri almaya başladı fakat ben hala boş boş olta sallıyordum. Tabi bunun en büyük sebebi onlar orta suyu tararken ben dipte mırmırları arıyordum. Derken kamışta büyük bir kafa atışı hissettim. Hafifçe tasmaladım ve balık olayı anlayana kadar meradan çekip kıyıya hızlıca yaklaştırdım. Bu sırada kıyıya gelirken Yüksel abi kepçeyi arabada unuttuğundan onu almaya gitmişti. Bir an önce gelmesi gerekti çünkü balığı kamışla asla kaldırmam. Kıyıda beklerken de kancayı açma riski olduğunu biliyordum. Kıyıya yaklaştıkça ürküp kalama alıp denize doğru kalama alıp yoruluyordu. Yoruldukça kıyıya tekrar çekiyordum. 4-5 dk mücadeleden sonra Yüksel abinin kepçeye balığı almayı başardık. Decoy 1,4 gr jighead ve Gulp baby sardine pembe ile ilk balığı aldım.

Sonrasında pembe silikonların bittiğini görünce kalın kırmızı 5 cmlik gulplardan takmaya karar verdim. 2 gr savagear dart jighead 8 no üzerine gulp kırmızıyı takıp tekrar attım. Yemin dibe inmesini bekleyip 3 tık küçük küçük vurdurup çekiyordum ki 3. aksiyonda balık oltaya bindi. Kafa atışlar feryat figanlar derken hızlıca onu da kıyıya yanaştırdım. Balığın oltaya vurduğu anda, onun paniklemesi ile takıldığını anlaması arasındaki sürede balığı kıyıya hızlı atmamın sebebi ise balığın sürü halinde geziyor oluşunu bilmemdi tabi ki. Kıyıya yaklaştığında sürüden uzaklaşmış olduğundan yorulana kadar kalama almasına izin verdim. 3-5 dk mücadeleden sonra Üzeyir abinin de yardımı ile onu da kepçeledik. Sonrasında aynı bölgeye atış yaparken benim tuttuklarımdan daha büyük bir trofe Üzeyir abinin kalamayı açmıştı. Oltamı hızlıca sarıp yardıma gittim. Yüksel abi benden önce davranıp kepçeye sarılmıştı bile.

Üzeyir abinin mırmırdan sonra tekrar ilk tuttuğum yere dönerek oltamı tekrar attım. Galiba yemi balığın kafasına atmışım ki daha dibe inmeden oltaya binen mırmır bu sefer biraz daha büyüktü. Kıyıya hızlıca çekemediğim gibi bir sağa bir sola basıyordu. Daha önceden decoy jigheadlerde bu hareketleri yapan balığı defalarca kaçırmıştım. Çoktan iğneyi açmıştı. Ama savagear dartlara güveniyordum. Şimdiye kadar jighead kutumda açılmayan bir tek onlar kaldı. Kamış ile ilk günüm olduğundan ve gücünü de tam olarak kestiremediğimden çok güç veremeden balığı kıyılatmaya çalıştım. Tabi balık yemlediği yerden denize doğru ve bir sağa bir sola kalama alınca merayı komple dağıttı. Kıyıya aldığımda diğerlerinden bir tık daha büyük olsa da çok mücadele ettiğinden benim için çok zevkli bir av oldu.

Sonrasında 20 kadar istavrit daha yakaladım. Boylar iri ve balıklar yeterince güzeldi. O sırada arkamdaki kediyi gördüm. Normal miyavlama değil de acı çektiği belliydi. Kedileri gördüğümde bir kaç istavrit de onlara vermeyi elim boş dönsem de ihmal etmem. Baktım ki kedinin ağzında kocaman iğne yemli iğnesi var. Anlaşılan duyarsızlıkta çığır açmış oltacılardan birisi yemli takımı oltasını toplamış ve kancaları ortaya bırakıp gitmiş. Kancada da yem olacak ki kedi bunu almak için saldırmış. Kedinin alt dudağı dağılmıştı.

3 trofe yakalamasaydım da bu minik dostu böyle görmeseydim…

İstavritleri gördüğünde bana doğru geldi. Elimde eldiven olmasından da cesaretlenerek kediye balık verirken ensesinden yakaladım. Damağının içine geçen kancayı tek hamlede çıkardım. Ama çıkartırken çenesinden ses geldiğini hissettim. O duyarsız oltacı müvettesi bu yazıyı okuyorsa azcık da kulaklarını çınlattım. Baktım ki balıkları yiyebiliyor, hayvanı tekrar tutup veteriner için çabalayamadım. Ki yakalasam da veteriner için sabahı beklemem gerekirdi sanırım.

3 trofe mırmır tuttuğum, av arkadaşlarımın boş dönmediği fakat bir oltacı müsvettesinin hatası yüzünden karşılaştığım manzara tüm keyfimi kaçırmaya ve beni üzmeye yetip artmıştı bile. Oltasını toplamayı unutmayan adam (adam da lafın gelişi) o oltayı toplayıp kancayı orada unutuyorsa lütfen balıkçılık yapmasın!

Sevgili dostlar, amacımızın küçük bir istavritle eğlenmek ve trofe tadında avlar yapmak olduğunu unutmadığımız gibi lütfen av sonrası kancamızı da çöpümüzü de ortalığa bırakmayalım. Lütfen doğamıza SAYGI duyalım. 4 mırmırın olduğu keyifsiz bir av özeti de takım bilgisi ile bitsin.

Takım bilgisi:

Kamış: Shimano Lurematic s70ul

Makine: Shimano sedona c2000s

Misina& leader: 0,16 mm invisible mono misina

Jighead: 1.4 gr 6 no decoy, 2 gr 8 no savagear dart

Silikon: Gulp baby sardine pink, gulp bloody 5 cm, gulp motor oil 5 cm

Comments (6)

  1. Çok güzel bi yazı olmuş tebrik ederim.
    250 tl civarında önereceğiniz kamış ve makine nedir lrf avlarda?

    1. Çok çeşitte kamış ve makine var. Bu yüzden aradığınız özellikleri de bilmediğimden önermek sizi doğru yönlendirmek olmayacaktır. Ama öncelikolarak silikon ve jighead önerilerini okumanızı öneririm. Kamış makine seçimlerinde de ne tür makineler seçeceğiniz hangi özellikleri arayacağınız yazılar içinde var aslında

  2. Iyi günler gecenlerde balik tutarken benim basima da benzer aci bir olay geldi. Sahilden gecen hızlı bir motorsiklet, motorsikletten kacmaya çalışan kedinin bacaklarının uzerinden geçti ve duyarsizca gitti. Tabii ki oltamizi bir kenara bırakıp kedinin basina koştuk. Aksam vakti dogal olarak veteriner açık değildi. Veterinerin numarasını bulduk ve aradık. Veteriner bizi zabitaya yönlendirdi. Yaklaşık 15-20 dk sonra zabıta ekipleri geldi ve kedi yi hayvan hastanesine goturduler. Zabıta nin böyle bir hizmetinin olduğunu bilmiyordum ogrenmis oldum. Malesef kediye igneli balik atan insanlar gibi bu sekilde kedinin uzerinden gecip durmayip hayatina devam eden insanlar da var.

    1. İnsanımızın geldiği duyarlılık seviyesi malesef görüldüğü gibi… Allah hepsini ıslah etsin. Zabıtanın böyle bir hizmeti olduğunu öğrendiğime de çok sevindim. Başıma benzer bir durum geldiğinde ben de zabıtadan yardım isteyebilirim. İlginiz için çok ama çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir