Duyuru

Bazen sadece balık paylaşılmaz bugün de sizlere aldığım kararları açıklamak istedim. Önce dedim ki fikirlerimi facebookta bilgi kirliliğinde yazmaktansa kendime ait bir yer yapıp bilgilerimi düzenli olarak burada depolamak istedim. Siteyi böylelikle açtım. Önce kısa kısa yazıyordum kendime not niteliğindeydi. Sonra yazıları uzatmam istendi. Yazıların içeriğini de kapsamlı tutarak resmi bir dille yazdım. Çok teknik, anlaşılmıyor dediler dilimi basite indirgedim. Basit olunca da teknik dilde istediler.
Sonra klavye balıkçısı dediler. Yazdıkların yetmez balık tut dediler. Sandılar ki tutmak daha zor. Kalemi eline alıp yazmak, yazdıklarını defalarca okuyup düzeltmek balık tutmaktan daha zor da neyse… Tuttuklarımı paylaştım videosunu göster dediler. Videosunu paylaştım reklam yapıyosun dediler. Boş kanca atıp balık tutacak değilim ya, ne atsam reklam olacaktı zaten. Aksiyon videosu istediler çektiğimde de balık tutmuyor dediler. Görüntüyü beğenmediler yaz sen dediler döndüm aynı balık tutar gibi kaleme aldım.
Tam olarak 251 adet yazı var. Arama butonuna hangi konuda kelime yazsanız neredeyse tüm döküman çıkıyor. (Döküman dediğim de benim fikirlerim. Kendini bilmiş diye düşünmeyin. Blog sitemin dökümanları çıkacak.)
Bunca yazı içinde benimle o konuda ne düşündüğümü arama butonuna yazarak çok çabuk bulabilirsiniz. Ama o konuda çok detaylı bir yazı varken ısrarla bana aynı soru soruluyor. Sanırım kolaycılık kazanıyor. Ben ise o an illa ki başka bir işle uğraştığımdan bu sorulara sitedeki gibi detaylı cevap vermemi de beklemeyin. Biri defalarca üzerinde çalışılmış bir yazı iken diğer cevap üç cümle olacak.
Eleştiri ile hakaret arasında büyük farklar vardır. Eleştiri yapılan yanlışı söyleyip( doğru bir üslupla tabi ki), sonra da doğrusunu göstermektir. Hakaretse yapılanı aşağılamaktır.
Her insan hata yapar. Aksini iddia etmem. Doğru bildiğimi savunurum ve yeniliğe açık biriyim. Farklı şeyler denemeyi hep sevdim zaten lrfnin doğasında var. Yanlış bildiğim şeyler de olabileceğinden dolayı zaten burasının bir blog sitesi ve sadece benim kişisel fikirlerim olduğunu, bir çok kişiyle iletişime geçip bilginizi harmanlayıp doğruyu bulabileceğinizi her seferinde belirttim.
Eleştirilere hep kulak verdim her mesaja da cevap verdim. Site iletişiminden gelen instagram ve facebooktan gelen mesajlara, tüm sosyal medyadan gelen yorumları tek tek okudum ve cevap verdim. Eskiden üç mesaj gelirken bugünlerde günlük 40-50 ayrı mesaja cevap veriyorum. Her mesaj 3 dakikadan 3 saati geçkin zamanımı veriyorum sadece gelen mesajları cevap için. Karşılığını almıyorum değil çok fazla arkadaş kazanıyorum. Ama artık yetişemiyorum. Yorumlar da mesajlar da site de ayrı ayrı zaman gerektirdiğinden ve iş- okul – site yoğunluğundan dolayı yorumlara artık yetişemiyorum. Eleştirilere tabi ki kulak kabartacağım.
İçerik üretip daha güzel yazılar çıkarabilmem için her söylenenin peşinden de gidemeyeceğim malesef. Doğru bildiğim ve yapabildiğim kadarıyla yazılarıma devam edeceğim. Kendimi geliştirerek ve daha çok araştırarak yazılar yazmak için de araştırmaya hatta ava vakit vermek gerek. Bu konuda da beni anlayışla karşılayacağınızı düşünüyorum.
Bir diğer konu da özel hesaplarımın hiçbirinde tanımadığım, arkadaş olmadığım kimseyi tutmuyorum. Eğer balık paylaşımı yapacaksam zaten bunun için lrfoltanın her yerde sosyal medya hesapları mevcut. O yüzden telefonumu, kişisel hesaplarımı asla lrfolta için kullanmam. Telefonumun gece geç saatlerde hangi yemi takayım diye arayan, facebook hesabımdan olur olmadık zamanlarda yapılan taciz derecesine varacak rahatsızlıktan dolayı kişisel hesaplarımdan da geri dönüş yapmıyorum. Israrla yazıp cevap alamayınca da lütfen kızmayın. Çünkü benim mesleğim ve ayrı bir işim var. Balıkçılık ise hobim. Ben de herhangi biriyim. Bireysel iletişime geçecek kadar büyük bir problem olacağını düşünmüyorum.
Ben av marketi, balıkçı, satıcı, bir markanın pro staff’ı temsilcisi değilim. Amatör olta balıkçısıyım.
Aldığım kararlarda anlayış göstermeniz dileğiyle, daha yaratıcı ve daha akıcı yazılarda görüşmek üzere…
Alper SERTTAŞ