İki Günlük İzmir Tatili

Hikayenin neresinden başlanır bilmiyorum. Ama bir fırsat bulup iki gün tatil için İzmir’e doğru yola koyulduk Hasan hocamla birlikte. İki günü dolu dolu değerlendirmeye çalıştık.

İlk gün sabah suyu;

İlk gün gece 2 de konakladığımız yerden çıkıp çeşmeye doğru yola koyulduk. Abilerimiz ve dostlarımız da meralar hakkında epeyice bilgi vermiş ve bir çok yer ve nokta söylemişlerdi. Bunları önce değerlendirip gece kararımızı verip çeşmeye yola çıktık. Açıkçası aslında bir ay öncesi olsa levrek şansımız yüksek diyebilirdik. Ama şimdilerde levrek havyarda idi. Ama granyoz tutma olasılığımız vardı. Ve tabi ki egenin güzel mavisinden gelecek her sürprize de açıktık. Gece 4 gibi meraya indik ve önce bir keşif yürüyüşü ardından oltalarımızı açtık. 05.00 gibi sabah suyuna hazır olta atıyorduk. Kamışlarımızdan biri 14-56 daiwa crossfire, diğer ikisi de fujin boreastı. Yem olarak en çok önerilen fiiish silikonların 3-6-10-20 gr gibi bir çok farklı ağırlık ve modelini almıştık. Sıradan da denemeye başladık. Hava artık aydınlanmaya başlamıştı ki tam o sırada Hasan hocam fiiish ile bir iskorpit kandırmayı başardı. Denizde canlı belirtisi görmek güzeldi. Gün ağarmaya yakın su üstü sahtelerle wtd yaparak levrek ihtimallerini denedim. Havyarlı olan balık dipte iken, havyarını döken ve erkek balık su üstünde avlanıyor olabilir diye düşündümse de malesef denk gelen olmadı.

İkinci Gün;

İlk gün farklı yerleri de keşif amaçlı gezip akşam suyu yapamayacak kadar yorulunca ve yol yorgunluğu, hatta sabah suyunun umutsuzluğu ile akşam suyu yapma gereği bile duymadan döndük. Hatta ikinci gün sabah suyu yerine İzmir’in meşhur Töngül Pidesi ile kahvaltı yapıp çay keyfini tercih ettik. Sonrasında da hava rüzgarlıydı. Akşamına da geri döneceğim için biraz gezdikten sonra son dakikada bir çılgınlık yapıp Çeşmeye tekrar gittik. Hava soğuk, arada yağmur yağarken rüzgar sürekli yön değiştiriyordu. Denizde çok büyük kabarıklık olmasa da rüzgar, sahtenin erimini etkiliyordu. Çok üşümüştük ki arkada bir kafede birer bardak çay iyi gelmişti.

Çayların hemen ardından ilk atış… Oltamdaki o ağırlığı hissettiğimde mücadelesini çok merak ediyordum. Herkesin lrf ile girme o balığa dediği bu devasa ve beklentileri büyük olan balık şimdi oltamdaydı. Balığa tasma attıktan sonra zorlamadım hiç, ikinci kez tasma yahut zorlama da yapmadım. Çok şaşırmıştım. Balık doğru dürüst kalama bile almadan gelmişti. Benim beklediğim o güçlü diye bahsedilen balık ile alakası yoktu. Gofret gibi gelmişti diye de tabir edebilirim 🙂

Çayın arkasından gelen balık şimdi keyfimi yerine getirmişti. Otobüsümün kalkış saatine göre meradan 21.00 da çıkmamız gerekiyordu ve saat 20.20 civarıydı. Daha on dakika geçmemişti ki Hasan hocamın da kalama sesiyle yeniden sevindik. Shimano ax1000 kullanıyordu ve biraz makinesi zorlanmıştı. Bir iki dakikalık mücadele sonrası o balığı da çıkartmayı başarmıştık yüzümüzdeki mutluluk görülmeye değerdi.

Açıkçası bu balık yada bu balıklardaki sevincin ana sebepleri şunlardı; Kocaeli’den İzmir’e kadar yol gidip üstüne bir çok yer ve sahte deneyip boş dönmek biraz üzücü olacaktı. Bir de gerçekten büyük emek vardı. Sadece balığa gidip olta atmak değil, bir çok kişinin tecrübe ve mera bilgilerini harmanlayıp herkesten yardım alıp üstüne boş dönmek de bizim için ve sevdiklerimiz için üzücü olacaktı. Onca anlatılan balığın nasıl bastığını görmek istiyordum. Ve bunun nasip olduğunu görmek, İzmir’den boş dönmemek, emeklerimizin karşılığını almak da birleşince, insanın sevinci yüzüne yansıyor. Ve Çok şükür granyozü de tutmayı başarmanın verdiği mutlulukla balıklardan on dakika sonra oltalarımızı toplayıp otobüse yetiştik. Belki geriye bir kaç kare kalsa da o anın verdiği mutluluk, arkasında olan emek ve takım çalışması, dostlarınızın size sahip çıkması da dahil bir çok şey aslında fotoğraflardaydı. Güzel bir İzmir tatili ardından yoğun bir iş temposu dolayısıyla yazı ve resimler gecikse de kaleme almadan da geçemedim.

Başka bir yazıda görüşmek üzere kendinize iyi bakın hoşçakalın…

Hasan Hoca Takım Bilgisi:

Fujin Boreas 1-15 gr 230cm

Shimano ax 1000 & Sunline 6 lb stroft 0,25mm fc

Storm gt360 10gr jighead Pembe silikon

 

Alper Takım bilgisi

Fujin Boreas 1-15gr 230cm

Shimano stradic 1000 FL & Shimano kairiki 0,06mm & stroft 0,20 mm

Storm gt 360 pembe silikon

Comments (8)

  1. Balıklar çiftlik kaçkını olduğu için mücadelesi olmaz. Deniz Granyözü ile çok fark var aralarında. Çeşmede tuttuğunuz bütün balıklar çiftlik kaçağıdır.

    1. granyozun çiftlikte yetiştirildiğini ilk kez duyuyorum. Çupra tamam da granyozun aman aman bir etinin olduğunu da düşünmüyorum. Belki yavru deseniz anlarım ama çiftlik olayını bilmiyordum. Bi çeşit kaya balığı yahu. Buna çiftlik kurmak da ne bileyim 😀 😀 😀

  2. Böyle yazıları okumadan geçemeyiz,elinize,kaleminize sağlık.
    KEİTECH silikonları ile bilginiz var mı,yurtdışı forumlarında çok methediliyor,internetten tabii ki araştırdım,birde sizin fikrinizi öğrenebilirsem memnun olurum.

    1. çok teşekkür ederim. Bahsettiğiniz silikonu malesef duymadım.

  3. Bir gün olur da bu endam da balık tutmak nasip olsa, Black Savage Dropshot 2,23m 2-12g kamışım yüzümü kara çıkarır mı sizce? Bazen çok narinde, çupra çekebilir mi acaba diye düşünmeden duramıyorum. Güzel ve öğretici bu paylaşımların devamı dileğiyle..

    1. hiçbişi olmaz rahat çekersiniz. Kalama ayarını öğrenin yeterki. Kamışa çok yük bindirmezseniz emin olun rahat çekersiniz. Bu granyoz 1,5kg gibi geldi. Eğer bu balık 6-7kg olsa yine çıkartırdım. Emin olun zorlanmazdım da. 8-10kg larda ise tecrübe ve profesyonellik girerdi. Ama 1,5-2 kg balıklarda lrf ile biraz kalama veren herkes çekebilir. Kamışlarımız buna uygun. Sadece balığı ASLA sudan kesmeyin. Kepçeleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir