LRF için Sekment Değişikliği

Merhaba sevgili dostlar, LRF sistemine nasıl başlanır? Başladık ve ilerleyen zamanda takım kurmak istedik, nasıl bir takım olmalı? LRF takımı toplarken neden hafiflik, ne kadar hafiflik? Şimdiye kadar edindiğim tecrübeleri kaleme alarak size bunu anlatmaya çalışacağım.

LRF sisteminde amaç hafif takımlarla sportif balıkçılıktır. Bu sportif balıkçılık yürüyerek, sürekli at-çek yapılarak daha zevkli olduğunu ve o zaman ”Sportif” olduğunu da göz önünde bulundurursak önceliğimiz ”Hafif Takım” demektir.

Peki ne kadar hafif olmalı?

En önemli nokta burası. Ama bundan önce nasıl LRF’ye başlanması gerektiğine değinmeliyim.

Arkadaşlar LRF, bana göre tüm diğer sistemler dışında el yeteneği, biraz olta tecrübesi ve süreklilik ister. Öncelikle bu sistemle tuttuğunuz en küçük balıktan en büyük zevki alacağınızı hatırlatayım. Ama bunun için olta atmayı, misinayı ipi kalamayı tanımanız gerek. Sıfırdan başladıysanız lrfnin kıymetini anlayamazsınız. LRF’nin ne olduğunu anlatacak en iyi kişiler ise boğazdaki surf oltaları ile kurşun arkası yapanlar olacaktır.

Takımların hafif olmasını neye kıyaslayabiliriz? Şimdi bir surf takımı düşünün: 500gr makine, 800 gr kamış ile toplam ağırlık 1300 gr iken atılan gram da 100-200gr arası iken lrf için bu rakam 200 gr makine ile 100 gr kamıştan oluşan ve 2-3 gr atılan mikro sistemlerdir. Bu takım içinde 3-5 gr hafif olması bile olası takım dengesini bozabilir. Ve ne kadar hafife geçerseniz o kadar mikro takımlara dönüleceğini de not edelim. Sadece olta kamış makine değil çantanızın da hafif olması, yürüyüşlerinizde de sizi zorlamaması açısından önemli bir kriterdir.

Takımlarınızı kamış- makine toplam ağırlığını 300-350gr civarı toplam ağırlık olarak bir başlangıç yapabilirsiniz. Daha üstü yorucu olabilir. Bu rakamlar da olmak zorunda değildir. Tabi ki daha ağırlarını da alabilirsiniz. Ama sizi yoracağını düşündüğümden olması gerektiğini düşündüğüm değerleri sizlere aktarmaya çalıştığımın altını çizeyim.

Olta takımlarınızı alırken param var en üst sekmenti alırım derseniz de siz bilirsiniz. Ama bilin ki ilk aldığınız araba ferrari ise Broadway’den ferrariye binen kadar o araçtan zevk almazsınız. Emin olun alt sekmentten üst sekmente geçen kişi kadar da teknik olamazsınız. Çünkü üst sekmentte işinizi kolaylaştıran çok fazla kriter varken alt sekmentlerde balık tutmak daha zordur. Her sekment yükseltişiniz sizin balığa ulaşmanızı daha da kolaylaştırır. Zaten bu yüzden tecrübe edindikçe üst sekmente geçilir. Ve geçildikçe tadı alınır. Ne kadar takım değiştirirseniz de elinizin başka kamış makineye alışması kolaylaşır. Yine ne kadar çok mera gezerseniz yeni bir merada nasıl davranacağınızı çözme yeteneğiniz artar.

Alt sekmentten başlayıp üst sekmente geçerken de ne kadar hafif olabileceği sizin ve bütçenizin elinde. Ama bir de meranızın elinde. Mera yani balık tuttuğunuz yerin özelliklerini bilirseniz buna göre takım toplarsınız. Örneğin benim meramda çıkan balık populasyonu bir elin parmağını geçmeyeceğinden ve meramın derinliğini bildiğimden iki ayrı kamış alarak birini tamamen istavrit takımı olarak birini de büyükçe sayılacak mırmır, eşkina ve taş balıklarına hatta hafif spine kullanabileceğim bir takım yaptım. Siz de bu şekilde yapabilir yada tek takımla da işi bitirebilirsiniz. Bu konuda da sitemizde bir çok yazı mevcut.

Sevgili dostlar sosyal medyada yazılan çizilen ama bilgisi olmayan, soru sorduğunuzda cevabını kabataslak ve geçiştirilerek cevap verilen ama çok bilgili bir çok kişi görebilirsiniz. Bu yüzden herkesin yazısını, sözünü dinleyip kendinizce harmanlamadığınız sürece doğru yolu bulamazsınız. Bu kriter benim sitem için de geçerli olduğunun altını çizeyim. Ben de kendimce tecrübelerimi, neyi neden yaptığımı ve sonuçlarının  nasıl olduğunu sizlere ”kendi bildiğimce” yazmaya çalışan biriyim. Asla büyük balıkçı yada usta olmadım. Amatör avcıyım ve tek amacım kişisel düşüncelerimin sosyal medya kara deliğinde kaybolup gitmesindense bir blog altında bildiklerimi not edebilmek. Siz de yukarıda yazdığım kriterleri buna göre değerlendirip kişisel fikirlerinizi ortaya koymalısınız.

Sosyal medyada takım adı vermek yerine yada marka üzerine yönelmek yerine meranızda hangi gramajların atıldığını, hangi balıkların tutulduğunu çözmeye çalışın. LRF ‘nin en güzel tarafı kalıpları kırmak. Kalıplardan çıkın ve yeni şeyler deneyin. LRF ‘yi garantici bir av stili olarak görmek yerine sportif bir balıkçılık olarak görüp deniz havasıyla da mutlu olduğunuz gün LRF’ci olmuşsunuz demektir.

Kalıplaşmış düşüncelerden çıkıp yeni şeyler deneyerek kalıp kıranlardan olmanız dileğiyle… Başka bir yazıda görüşmek üzere hoşçakalın…