Meraya göre silikon seçimi

Merhaba sevgili dostlar, meralarda silikon seçimleri konusunda tereddüt yaşamayan yoktur sanırım. Denizin bulanıklığı, berraklığı, ayın dolunay oluşu, kıyıda ışık olup olmadığı, meranın derinliği gibi kriterler aslında bizi yönlendirse de bu konuda ispatlanmış birşey olmadığını belirterek başlamak istedim.

Meramıza gittiğimizde hangi silikon renklerini ve neden tercih ettiğimi size kısaca yazmaya çalışacağım.

Öncelikle avlarımı genellikle akşam üzeri ve gece yaptığımı belirteyim. Gündüz saatlerinde gerek havanın sıcak oluşu gerekse de balığın gece avcılığının daha verimli olmasından dolayı gece avlarına daha çok ağırlık veriyorum.

Öncelikle belirtmeliyim ki Ay’ın durumu dolunay oluşu gibi etkenler UV silikonları ön plana çıkarmakta, glow özellikli silikonlara ise temkinli yaklaşmasına sebep olduğunu düşünüyorum. Bunun birinci sebebi ise, dolunay olduğunda balık su içerisine yansıyan ışık sayesinde neredeyse çok net görebilmekte. Zifiri karanlıkta bile balığın göz yapısı, yaradılışı itibariyle yemleri görüp avlanmaktadır. Bu yüzden dolunay olduğunda balığın görüş açısı artacağı gibi kıyıdaki hareketlenmeleri de sezebilmekte bazen görebilmektedir. Bu yüzden dolunay olduğunda UV özellikli silikon ve sahtelerin daha ön plana çıktığını düşünmekteyim.

Bu yazıya bir göz atmakta fayda olabilir: UV ve renklerin LRF için önemi

Bir diğer husus ise meranın bulanık oluşu yahut berrak oluşu… Suyun berrak olduğu zamanlarda gerçek balık ve kurtçuk renklerine yönelmenizi öneririm. Örneğin, dip yapısı eğer yosunlu ise yosun rengine yakın yeşilimsi sahteler iş yapabilir. Bulanıksa da pembe turuncu gibi ara renkler güzel iş yapmakta olduğunu düşünmekteyim.

Kıyıda ışık olduğunda balığın kıyıdaki hareketliliği görebileceğini unutmayarak suya gölgenizi düşürmemeye çalışın öncelikle. Sonrasında ise yine suyun berraklığı bulanıklığına göre renkler seçebilirsiniz. Kıyıdaki ışıktan yansıma yapabilecek, üzeri simli yahut hafif parlak sahte ve silikonların da iş yaptığına şahit oldum. Bu yönden de kıyıda ışık olduğunda hafif parlayan ürünleri denemekteyim.

Mera karanlık ise glow yani fosforlu silikonlara yönelmekteyim. Zifiri karanlıkta da çok ışık olduğunda da bazen bu söylediklerimin tam tersini yani zifiri karanlıkta koyu silikonların çalıştığını, dolunayda bol glowlu silikonların çalıştığına da şahit oldum. Bazen tam tersi olabildiğini de göz önünde bulundurmalısınız.

Mera derinleştiğinde ise genellikle isome pembe gibi glow özelliği olan silikonlara yöneliyorum. Sebebi ise su derinleştikçe ışığın etkisi azalmakta. Yine bulanık meralarda kokulu pembe, turuncu gibi hem ara renkli hem de kokulu silikonları tercih etmekteyim.

Kokulu silikonları kullanırken de attıktan sonra bir süre bekliyorum. Silikonun o bölgeye koku yaymasına müsade ediyorum. Sonrasında ise yavaş düz sarım arada mini jerkler, yahut minik hoplatmalarla sararak aksiyon veriyorum. Kokulu silikonların daha iyi av yaptığını tabi ki bilsek de koku esansını pek doğru kullanamıyoruz sanırım. Kokulu silikonlarla bir süre aynı bölgede av yaptığınızda o bölgede koku daha çok yayılacağından avcılığı arttırdığını düşünmekteyim.

Bazen berrak sularda istavritin birkaç metre uzaktan hızlıca yüzerek silikona hamle yaptığını gördüm. Yani balığın tam önünden silikonu geçirmenize gerek yok. Onun ilgisini çeksin ve çektiğinde de aksiyonu bozmayın yeterli. Eğer aksiyonu bozarsanız da balık hamle yapmadan önce temkinlice bakarken silikon olduğunu anlayabilir veya daha küçük ısırıkla onun ne olduğuna meraklıca bakıp gidebilir.

Kısaca özet geçersek şeffaf ve gerçek balığa yakın renkleri berrak sularda, bulanık sularda ise pembe turuncu gibi ara renkleri tercih ettiğimi, eğer kıyıda ışık varsa simli silikonların ön plana çıktığını, dolunayda UV silikonların etkili olduğunu, karanlık meralarda çok loş ışıklı meralarda glow silikon kullandığımı söyleyebilirim.

Aslında her gün aynı silikonun çalışmamasını da bu durumla açıklıyorum kendimce. Balığın göz yapısını da insanla aynı gibi düşünmemek gerek. Onların karanlıkta da avlandıklarını yemli avcılıktan spin avcılığından da çoğumuz zaten biliyoruz. Yani biz suyun içerisini göremediğimizde ”Yahu bu balık bu silikonu nasıl görecek” demek çok doğru olmadığını düşünüyorum.

Söylediklerimin dışında hava basıncının düşmesi yükselmesi havanın rüzgarlı olması gibi bir sürü etken daha olduğunu ve ilerleyen yazılarda bunları da kaleme almaya çalışacağımı belirterek yazımı bitireyim.

Meraya göre silikon tercihim yukarıda anlattığım gibi genellikle. Ama balığın da bir çok değişkene göre hareket ettiğini göz önünde bulundurarak yazdıklarımın dışına da çıkmak gerektiğini düşünüyorum. Umarım güzel bir anlatım olmuştur. Yorumlarınızın benim için çok değerli olduğunu tekrar hatırlatarak herkese trofe tadında avlar dilerim…

Rastgelsin…

Comments (2)

  1. Öncelikle teşekkür ederim paylaşım için. Rica etsem tatlı su avcılığı içinde zaman buldukça bu konularla ilgili olarak bir kaç şey yazıp çizebilir misiniz? Engin bilgileriniz bizler için inan ki çok önemli. Bu arada tatlı su avlaımı sizlerle paylaşacağım ama henüz kayda değer bir balık kandıramadım. Küçücük sudaklar nasıl yeme asılıyor çok garipsedim. Henüz büyüğüne denk gelemedim ne yazık ki..

    1. Ali bey merhaba, ben engin tecrübeleri olan profesyonel biri değilim malesef. Bildiklerimi elimden geldiğince sizlere yazmaya çalışan amatör bir balık avcısıyım öncelikle. Tatlı su konusunda tuzlu suya göre epeyi eksiğim. Eksik olduğum için de çok az tatlı su yazısı yazıyorum. Ama tatlı suda genellikle minik sert sahte balıklarla yada mepps ile kasna perch avlamışlığım var. Sudak ise malesef bölgemde olmadığı için avlamadım hiç. Ama elimden geldiğince bu konuda da araştırıp yazı çıkarmaya çalışacağım. İlginiz ve güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir