Neden Yazıyorum?

Merhaba, çoğumuz bir çok kitap okumuş ve okumayı seven insanlar olduğumuzdan şüphem yok. Çünkü okumayı okuyarak bakış açısı kazanıldığını bilmeyen insanların eminim sitemizdeki resimlere bakıp çıkıyordur. Ben de öncelikle bir okuyucu olarak yazıyorum. Yazıyorum çünkü hiçbirimiz yazarların yüzüne bakıp yorumlar yapmadık. Yazdıklarını okuyup onlara değer verdik ve belki de sokakta yanımızdan geçen kimselerdi ve farkına varmadık.

Yazılar teoriktir ve bişeyleri anlatıp beyninde hayalinde canlandırmayı sağlar. Herkes de aynı şeyi hayal etmez. Bu yüzden de yaratıcılığı da doğurur. Bu yüzden aklımdakileri ve tecrübelerimi sizlere kaleme alarak aktarmayı daha uygun bulduğum her konuyu yazıyorum.

Sosyal medyada aynı kara delik gibi bir kirlilik var. Kirlendikçe daha çok kirliliği doğuran gruplar, her gruba girip önce bir fikir belirtip bir kaç ay sonra belirttiği fikri o söylememişçesine aşağılayan dillerle ve saygısızca yorumlar da bu kara deliğin içinde. Tabi ki biz de bu kara deliğin içinde sayılırız. Bir grubumuz var ama oranın amacı diğer tüm grupların dışında ve sadece birşeyler geliştirmek birbirimize katkı sağlamak amaçlı. Özellikle yeni başlayan arkadaşların bölgelerindeki av arkadaşlarıyla tanışması odaklı da diyebiliriz.

Sosyal medyada bir kaç hayalet kullanıcının kuyuya attığı taşı çıkartmaya çalışırken kuyuya düşen düşene olduğu bir sosyal medyada fikir belirtmektense, benim hangi konuda ne düşündüğümü yazabildiğim bir blog sayfasında görüşlerimi belirtebilmem çok daha güzel. İlk amacımın da kendimi geliştirmek olduğu bu blog sayfasından haftada 4-5 bin kişinin de faydalanması benim için çok güzel. Neden güzel? Çünkü her insanın hayatına dokunabilmek ve fikirlerinizi, düşüncelerinizi aktarmak gerçekten çok güzel.

Kendime yeni birşeyler aktarmak için her denediğim üründen birşeyler çıkartıp fikirler edinip buradan da hangi ürünün daha verimli kullanılabileceğini aktarmaya çalışan biriyim. Bu konuda da reklam yada başka nasıl algılandığı kısmına da takılmıyorum. Çünkü doğru bişeyler yaptıkça asıl sahtekarların yarasına basmak ve artık bilinçlenen kullanıcının kandırılamaması doğal olarak bana saldırı demek. Ama asıl güzel kısmı ise bu saldırıların bana hiçbir zarar vermediği. Benim balıkçılığıma laf söyleyenler ve kendinin çok daha iyi olduğunu daha kötü bir dille sosyal medyada aktaranlar da görüyorum. Açıkçası herkes benden iyi balıkçı olabilir. Bu benim için hiç problem değil. Çünkü ben kendi tuttuğum balıkla hatta çoğu zaman deniz havasıyla mutlu olan biriyim. Birilerinin çok iyi balıkçı olması çok daha güzel. Ama üzücü olanı keşke bu usta balıkçı abilerimiz kardeşlerimiz de bildiklerini bir blog açıp yazsa.

Malesef muhalefetlikte varız ama fikir belirtmede yokuz

Bir konuda fikir edinebilmek için tecrübe edinilmelidir. Bu tecrübe de avda zaman geçirilerek araştırılarak olur. Bir konuda fikir belirttiğimde muhalefet etmek için fikir belirtip ahkam kesmek çok kolaydır. Ama bu yetersiz. Bir fikrin olmayacağını savunuyorsanız nasıl olacağını da açıklamalısınız. Yoksa diğeri sadece karalamaktır.

Sosyal medyada yazılan her yazıyı kimin de yazdığına dikkat ederek mutlaka okuyun. Aynı şekilde benim yazdığım yazıları da mutlaka okuyun. Ama tüm yazılardan kendinize bir fikir çıkartıp buna göre yol izleyin. Lütfen bir düşünün.

Şimdi ise en güzel yapılacak şeyin şu olduğunu unutmayın. Polemikleri ve karalamaları unutun, elinize LRF Oltanızı ve ekipmanlarınızı da alıp denizin iyot kokusunu içinize çekebileceğiniz bir merada denizin tadını çıkarın…

Saygılı tüm dostlarıma ve okuyucularıma saygılarımla… Rastgelsin…